Su Sistemleri

 

Athena kutsal alanı terasının batısındaki çanağa inşa edilen tiyatro, kuzey rüzgarına karşı korunaklı durumdadır. Vomitorium’un güneyden dayandığı analemna duvarı, dikdörtgen şeklindeki hafif bosajlı kesme blok taşların kullanıldığı atkılı-isodomik sıralı örgüye sahiptir. 1,35 m. kalınlığındaki duvar Eumenes II dönemi duvar karakteristiğiyle benzerlik taşımaktadır. MÖ 2. yüzyıl başlarında inşa edildiği düşünülen analemna duvarının MS 17 depremi sonrasın iptal edildiği ve güneyde eklenen bir vomitorium ile son bulduğu anlaşılmaktadır. Yeni inşa edilen analemna duvarı da vomitoriumun güneyine kadar taşınmıştır. Batı yönünden cavea’ya geçiş veren doğu-batı doğrultulu vomitorium kademeli olarak inen üç kemerden oluşmaktadır. Kireç harçlı dolguya sahip duvarları, orthostatik görünüm kazandıran isodomik sıralı teknikte inşa edilmiştir.

 

 

Diğer bir seçenek olarak yer yüzeyindeki suya, akarsular gibi kaynaklardan erişmek mümkündür ve bu seçenek Aigai’da kısmen de olsa uygulanmış olmalıdır. Kentin üstünde kurulu olduğu tepenin yamaçlarından geçen akarsulardan (Kocaçay-Güzelhisar Çayı) kente su taşınmış olabilir. Ancak bu seçenek, sürekli ve yoğun bir işgücü gerektirmektedir ve de kuşatmalar gibi bazı durumlarda işe yaramamaktadır. Sonuncu seçenek ise yağmur suyunu biriktirmektir. Aigailılar, tabiri yerindeyse kentin üstüne düşen her bir yağmur damlasını oluklar, künkler ve kanallar yoluyla sarnıçlara taşımışlardır. Aigailılar bu sayede sadece günlük su ihtiyaçlarını karşılamakla kalmamış, bir tepenin üstünde yer alan kentte en az iki adet hamamı da işletmeyi başarmışlardır. Kentte atık suyun ayrı olarak taşınması için bir kanalizasyon sistemi de geliştirilmiştir.