tiberius_kapisi

 

 

 

Tiberius Kapısı (Yenikapı)


2006 yılında kazılan ve Tiberius Kapısı (Yenikapı) diye tanımlanan sur kapısı Demirkapı’ya göre yaklaşık 100 metre batıda yer almaktadır. Arkaik yukarı kent suru burada bindirme özellikli bir kapı yapmaktadır. Demirkapı ile arasında bir burç bulunmaktadır. Arkaik yukarı kent surlarının bindirme yaptığı bu kesimde kapı aralığı olarak öngörülen kesimde sur duvarına göre daha derince bir çukur kesim ve kapı mimari üyesi olabilecek taşlar yüzeyde bulunmaktaydı. Bunlar arasındaki yarım sütunlar, kapı mimarisi için değerlendirilmesi gereken umut verici unsurlardı. Kapıya göre surun kuzey parçasını güneyden sınırlayan kaba duvar örgüsü de yüzeyde açık biçimde görülmekte ve kent içinden gelen bir yolun sınırını oluşturduğunu göstermekteydi.

 

 

Tiberius Kapısı’nın kazı öncesi görünümü.

 


İlk kurgusu anakaya parçaları üstüne yapılmış Arkaik dönem sur duvarı, kaba polygonal örgü tekniği ile inşa edilmiştir. Belirli sıralar ve taş aralıklarına yeni taş sıralarının yerleştirilmesi biçiminde gelişmiş bu polygonal teknik, yaklaşık yamaçtan 3,5-4 metre yükseltilmiştir. Surun kapıya göre kuzeyinde bindirme yapan parçasının üst kesiminde korunmuş olan ve tabaka biçiminde çıkarılarak işlenip yerleştirilmiş olduğu görülen kuşakları, duvarın güçlendirilmesi için kullanılmış önemli bir ayrıntıdır. Kuşaktan sonraki üst kesime ilişkin taş sıraları zaman içinde döküldüğünden üst yapıda dekoratif bir polygonal tekniğin varlığı saptanamamaktadır. Duvarın bu özellikleri Smyrna öreninde tarihlenmiş bulunan İ.Ö. 7. yüzyıl son çeyreği duvarlarla benzeşmektedir.

 

 

 

Tiberius Kapısı’nın kazı sonrası görünümü.

 

 


Kapının güneybatı kesiminde ise sur duvarının yaklaşık 4 metre yüksekliğinde korunduğu ancak kuşak özelliğinin burada saklı kalmadığı görülür. Surun 10 metrelik kesimi keskin bir yükseklik oluşturacak biçimde korunmuş, batıya doğru kalanı ise yamaçtan kayarak aşağıdaki döşeme yola doğru dökülmüştür. Kuzey-batı sur duvarının alt kesiminde iri kaya çekirdeklerinin kullanılarak duvar örgüsünün düzenlendiği görülür.

 

 

Tiberius Kapısı ve Surlar (Çizim: Şükrü Tül)


Kapının iç kesiminde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında, Dor düzenindeki bir arşitrav parçası üzerinde yer alan önemli bir yazıt parçası bulunmuştur. Bu yazıt üstünde Latince ..TEM]PORE XII[... yazmaktadır. Bu yazıtın üstünde ikinci bir arşitrav parçası üzerinde de ..]VRBIV[M TERRAE... yazıtı okunmaktadır. Söz konusu yazıt daha önce R. Bohn tarafından belirlenmiş bulunan ve Demirkapı batısında ele geçtikleri söylenen yazıtlara uymaktadır. Söz konusu yazıt: TI . CAESAR . DIVI . AVG . F . DIVI . IVLI . N . AVG . P . M . TR . POT . XXXVI . IMP . VIII . COS . V . CONDITOR . VNO . TEMPORE . XII . VRBIVM . TERRAE . MOTV . VEXATARVM .TEMPLVM . RESTITVIT biçiminde bir kalıptır ve Tiberius’un 17 yılı depreminden sonra kuzey Ege’de yenilediği kentlerin varlığını belirtir. Bu onarım evresi, yazıt yardımıyla elde edilen, yaklaşık 34-35 yıllarına ait olmalıdır.

 

Tiberius Kapısı (Çizim: Şükrü Tül)

 


Tiberius Kapısı’nda gerçekleştirilen çalışmalar, 5 farklı evreye işaret etmektedir. En erken evresinde (İ.Ö. 7. yüzyıl sonları?) bindirme teknikli bir kapı olduğu anlaşılmaktadır. Elimizde arkeolojik kalıntıları en iyi durumda korunmuş olan kapı İ.S. 17 depreminin ardından inşa edilmiş olandır. Bu Yapının dış görünümü, yaklaşık 18 taştan oluşan bir kemer biçimindedir. Kemerin kilit taşı, iki ayrı taşta yarısı bulunmak üzere bir çelenkle süslenmiştir. Bu kemerin üstünde ise bileşik olarak üretilmiş Dorik arşitrav ve triglyph-metop parçası yer almaktaydı. Kapının iç kemerinde ise, üst geniş kenarları profilli taşı dizisi kullanılmıştır. Burada bulunan üst yapı yarım derin yivli sütunlarla tamamlanmaktadır. Başlıkların varlığına ilişkin herhangi bir parçanın bulunmaması tümünün mermer olabileceğini ve zaman içinde sökülmüş olabileceklerini akla getirmektedir. Burada bulunan diş kesimli saçaklıklar sütunlu dekorun uygun ve tamamlayıcı devamlarıdır. İki kemer olarak yapılan kapının iç kesiminde ise güney duvarındaki kalıntılardan çıkarabildiğimiz kadarıyla bir denizlik ve üstünde yer alan monolitik kemer dekoru bulunmaktaydı. Bu duvar olasılıkla da mermer kaplama ile dekorluydu. İki kemer arasının ahşap bir çatı örtüsüyle geçildiği düşünülmelidir.


 

Tiberius City Gate


The city gate which is identified as “The New Gate” or “Tiberius Gate”, is located nearly 100 m. west of the Iron Gate, and there is a bulwark between these two gates. In the excavations of the inner senction of the gate, an architrave of Doric measure with an inscription on it, has been discovered.


The inscription (..TEM]PORE XII[... ) and a second one on another architrave which should be located above it (..]VRBIV[M TERRAE...), should be completed as a pattern (TI-CAESAR- DIVI-AVG-F-DIVI-IVLI-N-AVG-P-M-TR-POT-XXXVI-IMP-VIII-COS-V-CONDITOR- VNO-TEMPORE-XII-VRBIVM-TERRAE-MOTV-VEXATARVM-TEMPLVM- RESTITVIT), which indicates to the western Anatolian cities that the Emperor Tiberius has renewed after the earthquake of 17 A.D. This renewing period is known as nearly 34-35 years long.